DOLAR: 5.87 TL
EURO: 6.53 TL

KADIN ERKEK BİR ARADA OTURMANIN MAHZURLARI

Resim bulunamadı

KADIN ERKEK BİR ARADA OTURMANIN MAHZURLARI

Bütün şeraitlerde neseb ve namusun muhafaza edilmesi değişmemiştir.İslam dini edebe son derece önem vermiştir.İnsan, tabiatiyle medeni olduğundan, bu edebin dışına çıkması şeraite ve akla uygun değildir.İyi ahlak dediğimiz kadınla erkeğin ayrı oturmalarındaki hikmet; hayâ,vakar ve yüce ahlaktır.Şimdi, ahlak hakkında kısa bir açıklamada bulunalım.

Kadının örtülmesi iffettir.Ancak namusu bu iffetle muhafaza mümkündür.Binaenaleyh, kadınlarla erkeklerin bir arada bulunması, içte insanın ruh ve kalbini perişan eder.Bir arada bulunmak hayâ perdesini kaldırır. ‘’Haya imandandır, iman cennettir; hayâyı ortadan kaldırmak,çirkinlik,cefadandır.Cefa ise ateştir.’’ hadîs-i şerifinin manasını düşünürsek hayânın cennetini, hayâsızlığın cehennemini dünyada görürüz.

Kadınların kadınlarla, erkeklerin erkeklerle beraber oturmaları cennet, karışık oturmaları ise cehennemdir.İnananlar karışık oturdukları zamanda, kendi vicdanlarına müracaat ederlerse, bu rûhî cehennemi görürler.Artık ayâ, imanın nizamıdır.Nizamın bozulması ile iman bozulur. ‘’Edeb-ud-Dünya vedDin’’ kitabında, kadınlarla erkeklerin bir araya gelmeleriyle üç belanın topluma geleceği belirtilmektedir:Aile geçimsizliği, hayâsızlık, nefret. Bu dünyadaki cennet ve cehennem, ahirette hakîkî cennet ve cehenneme tebdil olunacaktır.Hele açıklık saçıklık olduğu takdirde ahlaksızlığın hakîkatı meydana çıkar, belası görülür.

Hâdis-i şerifte: ‘’Güzel ahlak,güzel komşuluk binaları tamir eder, ömürleri ziyadeleştirir.’’ buyruldu. Meclis adablarının içerisinde bu güzelce anlaşılmıştır.Nefsin terbiye edilmesi,namusun muhafaza edilmesi, yuvaların bozulmaması meclisteki toplantılara bağlanmıştır.Kadın ve erkeğin bir arada bulunmamaları en güzel ahlaktır.Hatta iffetli bir hatunun, erkekten daha ziyade, açık saçık hanımlardan kaçınması zaruridir, diye ulemânın tavsiyesi e olmuştur.Hâdis-i şerife

‘’Beş şey beş şeye bedeldir.’’ buyrulmuştur.Yani beş fena haslet vardır;işlenildiği takdirde işeyenlerin başına beş bela gelir, demektir. Bu belalar cezalardır.

1- ‘’Bir kavim ahidlerini bozdukları zaman Allah Teâlâ’da onların düşmanlarını kendilerine galip kılacaktır.’’ Yani, gerek Allah Teâlâ’ya gerekse kendi aralarındaki ahidlerini bir millet bozarsa, buna ceza olarak Allah Teâlâ o milletin düşmanlarını kendilerine musallat kılar.Böylece ahid bozulmas, düşmanın galebe çalmasına sebeb olur.

2- ‘’Allah Teâlâ’nın indirmiş olduğundan(Kitab ve Sünnetten) başkasıyla hükmettikleri zaman muhakkak aralarında yoksulluk aşikar olur.’’ Bilerek veya bilmeyerek,Allah Teâlâ’nın göndermiş olduğu Kur’an,Peygamber’in beyan buyurmuş olduğu hadisten başkasıyla hükmedilmiş kavimlerde yoksulluk ifşa olunur,çoğalır.

3- ‘’Zina kendilerinde fâş olduğu zaman muhakkak onlarda da ölüm çoğalır.’’Yani bir toplum,kendi aralarındaki zinayı görüp bildikleri halde men etmezlerse, muhakkak Allah Teâlâ’da o kavme ölümü sevk eder.Önceki milletlerin başlarına gelen pek çok belalar,zina yüzündendir.Nitekim Benî israil’in ferleri,zina ettiklerinden pek çok belalara mahkum olmuşlardır.

4- ‘’Ölçülerini eksik tarttıkları için nebat(bereket)tan mahrum olurlar.’’ Ziraatlerinde bereket olmaz demektir. Ve: ‘’Kıtlıkla muâhaze olunurlar.’’ Yani cezaları kıtlık olur.

5- ‘’Zekatlarını vermedikleri zaman da onlardan yağmur hapsolunur.’’ Yani kuraklıklar olur.Nitekim diğer hâdis-i şerifte:’’Apaçık günah işleyenler müstesna Allah’ın afuvu ümmetin hepsini kuşatır.’’ buyrulmuştur. Yani apaçık günah işleyen yahud gizliden işleyip sonra övünerek günahını başkalarına söyleyenler, Allah Teâlâ’nın gazabına uğrar, demektir.Diğer hâdis-i şerifte şöyle buyrulur: ‘’Onlar ki gece bir amel işler, Allah Teâlâ’da onun günahını kendi fazlıyla gizler; fakat kendileri, bn bu gece şöyle şöyle günah işledim, der; böylece Allah Teâlâ’nın gizlediğini ifşâ eder.İşte bunlar gazaba uğrayanlardır.’’ yani, suçun gizlenmesi lazım iken suçunu ifşâ eden, aleyhinde şahid tutar.

İmam Nevevî: ‘’Ancak kişi terk edemediği günahını kendi şeyhine yahud o günahı terk etme yolunu bilen hocasına söyleyebilir.’’ demiştir. Bunun dışında günah kimseye söylenmez.”

Yukarıdaki hadîs-i şerifler, ruhânî hastalıkların tedavisini fevkalede göstermektedir.

Karmaşık oturmalar apaçık bir günahtır.Çünkü göz zinasından hâlî değildir.Bunun için, erkekle kadının bir arada bulunmaları küçük zinadan hâlî değildir, buyrulmuştur.

Üstaz İsmail Çetin(rahmetullahi aleyh) -Sohbet ve Tesettürde Âdab

Şeyh Ahmed Gümüşhânevî kuddise sirruh şöyle buyurur:

Bizim zamanımızda bazı insanlar kadın ve erkeklerin bir arada oturmalarından hoşlanıyorlar, hoş görüyorlar.
Bu benim kızımdır, bu benim annemdir, bu benim halamdır, teyzemdir demekle yabancı kadınları yakın akrabaları yerine koyup birtakım yaldızlı sözlerle kendilerini müdafaa ederler. O ona bakar, o ona.
Ulemânın itirazına karşı ve bu işi yapmak için, şeriat ayrıdır tarîkat ayrıdır, derler.
Bu ne büyük felakettir.
Eğer kalpleri temiz olsaydı bunu yapmazlardı.
Umum vesveseler, gösteriş ve yalanlar hep bundan meydana gelir. Bu Kur’ân‘ın hükmüne muhaliftir, hayâsızlıktır, halbuki hayâ imandandır. Yabancı kadınlarla muaşeret kalbin içerisindeki hayâ ve imanı bozar.
“Hayâ hepsi dindir.“ mealindeki hadîse binaen, hayâsı olmayanın dîni de yoktur deriz.

Şüphesiz Hazreti Peygamber’in zevceleri ümmetinin anneleridir.
Fakat bununla beraber Allah Teâlâ onlara bile göze görünmemelerini emretmiştir.

“Bir de onun zevcelerinden lüzumlu bir şey istediğinizde onlardan perde arkasından isteyin. Bu hem sizin kalbleriniz hem de onların kalbleri için en üstün bir temizliktir.

KADIN ERKEK BİR ARADA OTURMANIN MAHZURLARI Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.


Yukarı Çık